Sabır kuşları konsun yüreğimize. Kazanmak da kaybetmek de Hak’tan. Allah irademizi, takatimizi diri kılsın. Ne çok acı var değil mi ne çok iç çekiş ne çok bunalımlı günlerimiz var. “Çok büyük!”, “İşin içinden çıkamıyorum.”, “Aman Allah’ım nasıl yapacağım? “, “Artık bitsin, kurtulayım.” dediğimiz o kadar çok durum var ki… Bir gün güzel bir havada yolda tam da bu düşüncelerle yürürken tahmin edemediğimiz bir hava koşulu karşılıyor bizleri. Bir şimşek çakıyor yanı başımızda, gözlerimizi kamaştırıyor. Bizi, istikametimizi bilmeden alıp götüren bu düşüncelerden sıyırıp hizaya getiriyor.
Allah: “Buradayım” diyor.
Şu yağmur benim, şu şimşek benim, bak nefes aldığın şu hava bana ait.
Sen neyin derdindesin neyin tasasındasın?
Ey ölümlü,
ey insan,
ey acziyet dolu varlık!
Sen daha küçücük bir şimşekten korkuyorsun. Canının derdindesin. Bu can senin mi ki, şimdi anladın mı acziyetini? Bu kadar derdi sırtına yüklenmişsin benim diye, şu dünyada ne senin? Ne senin de sabrından yoksulluk çekiyorsun. Ne senin de kahırlanıyorsun ve isyanı basıyorsun. Yine Rabb’inin ihsanıyla güzel günleri hiç mi görmedin, hiç mi gülmedi yüzün? Ne kadar da çabuk unuttun dün zevkine vara vara yediğin dondurmayı. Ne çabuk unuttun arkadaşının sana hazırladığı sürprizi. Ne çabuk unuttun annenin babanın sana aldığı oyuncak atariyi. Anne babanın kucağında dünyanın sana veremediği ne çok anı var. Bunları hiç düşündün mü? Kötü sandığın şeylerden de sana iyilikler doğmadı mı? O aklın bunlara erdi mi? Sonradan aklına geldi de: “İyi ki de böyle olmuş demedin mi?” O halde nedir bu hal? O “buradayım” diyor. “Benim kontrolüm var üzerinde.” Senin iradeni de yaratan o. Teslimiyetin de ona olsun. Sabır kuşları kuşatsın çepeçevre kalbimizi ve dirensin sonuna kadar, Allah’a boyun eğerken yine onun izniyle. Güzel bir günde şimşekli düşüncelerde olacaklardan habersiz, Allah’ın rahmeti üzerimize olsun.
Nefise Nur ORHAN
